Su Alerjisi (Aquagenik Ürtiker) Nedir?
Aquagenik ürtiker su teması sonrasında ciltte kaşıntılı kabarıklıklar oluşmasıyla karakterize nadir bir fiziksel ürtiker formudur. Suyun sıcaklığı, tuz içeriği veya pH değerinden bağımsız olarak herhangi bir su kaynağıyla temas bu reaksiyonu tetikleyebilir. Ter, yağmur, gözyaşı ve hatta kendi vücut sıvıları bile belirtilere neden olabilir. Son derece nadir görülen bu durum hastaların günlük yaşamlarını önemli ölçüde etkileyebilir.
Mekanizma ve Nedenleri
Aquagenik ürtikerin kesin mekanizması henüz tam olarak aydınlatılamamıştır. Bir hipoteze göre su cilt yüzeyindeki maddelerle etkileşerek toksik bileşikler oluşturur ve bunlar mast hücre degranülasyonunu tetikler. Başka bir görüşe göre su dermal tabakadaki çözünür antijenleri epidermise taşıyarak immünolojik bir yanıt oluşturur.
Genetik yatkınlık rolü tartışmalıdır ancak ailesel vakalar bildirilmiştir. Puberte döneminde başlama eğilimi hormonal faktörlerin katkısını düşündürür. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmesi de hormonal ilişkiyi destekler. Bazı vakalarda altta yatan hematolojik hastalıklar veya otoimmün bozukluklarla ilişki saptanmıştır.
Klinik Belirtiler
Su temasından birkaç dakika sonra temas bölgesinde küçük kaşıntılı kabarıklıklar ortaya çıkar. Ürtiker plakları genellikle bir ile üç milimetre çapında papüller şeklindedir ve eritemli bir zemin üzerinde görülür. Lezyonlar çoğunlukla gövde, kollar ve bacaklarda yerleşir. Yüz ve avuç içi genellikle daha az etkilenir.
Belirtiler su temasının kesilmesinden sonra genellikle otuz dakika ile bir saat içinde kendiliğinden geriler. Kaşıntı lezyonlardan önce başlayabilir ve daha uzun süre devam edebilir. Şiddetli vakalarda ağrı ve yanma hissi eşlik edebilir. Anafilaksi nadir olmakla birlikte bildirilmiş vakalarda yaşamı tehdit edici olabilir.
Tanı ve Ayırıcı Tanı
Tanı su provokasyon testiyle konulur. Otuz beş derece sıcaklıkta ıslak kompres yirmi dakika boyunca göğüs bölgesine uygulanır ve ortaya çıkan lezyonlar değerlendirilir. Testin standart koşullarda ve kontrollü ortamda yapılması önemlidir. Diğer fiziksel ürtiker formlarının dışlanması gerekir.
Kolinerjik ürtiker ter ve sıcakla tetiklenir ve ayırıcı tanıda düşünülmelidir. Soğuk ürtiker soğuk su temasıyla oluşur ve sıcak su ile tetiklenmez. Aquagenik pruritis su temasıyla kaşıntı oluşur ancak görünür cilt lezyonu bulunmaz. Temas dermatiti kimyasal maddelerle ilişkili olup su ile değildir. Dermografizm mekanik sürtünme ile kabarıklık oluşmasıdır ve su teması gerektirmez.
Tedavi Yaklaşımları
Antihistaminikler ilk basamak tedavi olarak kullanılır. İkinci nesil antihistaminikler sedatif etkileri az olması nedeniyle tercih edilir. Standart dozda yanıt alınamazsa doz artışı değerlendirilebilir. Bazı hastalarda birden fazla antihistaminik kombinasyonu gerekebilir.
Su temasından önce yağ bazlı bariyer kremleri uygulamak su penetrasyonunu azaltarak belirtileri hafifletebilir. Petrolatum bazlı ürünler bu amaçla kullanılabilir. Fototerapi tedaviye dirençli vakalarda denenebilir. Omalizumab kronik ürtikerde etkili bir biyolojik ajan olup aquagenik ürtikerde de olumlu sonuçlar bildirilmiştir.
Günlük Yaşam Yönetimi
Banyo ve duş süresinin mümkün olduğunca kısa tutulması önerilir. Haftada iki ile üç kez kısa süreli duş yeterli olabilir. Yüzme ve yağmurda kalma gibi uzun süreli su temasından kaçınılmalıdır. Fiziksel aktivite sırasında terlemeyi azaltıcı önlemler alınmalıdır.
Islak mendiller ve ter emici giysiler günlük konforu artırabilir. Duş öncesi bariyer kremi uygulamak koruyucu etki sağlar. Antihistaminik ilaçların su temasından önce alınması profilaktik olarak etkili olabilir. Psikolojik destek sosyal izolasyon ve anksiyete ile başa çıkmada yardımcı olabilir. Hastalığın nadir doğası nedeniyle aile ve arkadaşların bilgilendirilmesi sosyal anlayışı artırır ve hastanın yaşam kalitesini destekler.